Üye Ol
ÜYE GİRİŞİ E-MAİL:
ŞİFRE:
Hatırla

SEZGİLER'DE ARA Google
ZÜ’L-CELÂLİ VE’L-İKRÂM: Ululuk ve ikram sahibi.
Sitemizin içerik güncelliğine katkıda bulunmak isterseniz, sizlerden güzel içerikler bekleriz. BURADAN İÇERİK GÖNDEREBİLİRSİNİZ

Şu anda Sezgiler'in BİLİM sitesindesiniz.

Etiketler Sitemap RSS

Senin için seçtiğimiz bu bilim içeriğini okumak ister misin?
  • Prof.Abdüsselam Nobel Armağanı Alan İlk Müslüman İlim Adamı
  • BİLİM ANASAYFA

    BÜTÜN BİLİM İÇERİKLERİ

    BİLİM EDİTÖRÜ



    Kızılcık Çiçeği, Mengen / Bolu, Seyhan Ceylan Zarif Çiçek – 2, Kastamonu, Mehmet Kurdaş
    Zarif Çiçek – 1, Kastamonu, Mehmet Kurdaş İsmailbey Camii & Şimşek, Kastamonu, Mustafa Gökmuharremoğlu


    Sezgiler.com - Rengarenk Bir Dünya




    
    Kategorilere Eklenen Son İçeriklerimiz
    • »Bilim Müslümanlık
    • ♦Doğadaki Harikalar
    • »Astronomi
    • ♦Matematik
    • »Fizik
    • ♦Kimya
    • »Biyoloji
    • ♦Bilginler
    • »Bilimsel Haberler

    Müslüman Bilim Adamları – Önemli Keşifleri

    03 Mart 2010 tarihinde yayınlanmış, 94 kez okunmuş, yorum bulunmuyor.

    Müslüman Bilim Adamları

    Geçmişimiz aslında sahip çıkamadığımız kıymetler ve değerler ile dolu. Müslüman Bilim Adamları geçmişimizi de sizlerle paylaşmak istiyorum.

    Populer Avrupa kültürü karşısında her ne kadar kaybolmuş da olsa Bilim Adamlarımız, bildiğimiz kadar sahip çıkmak bilmek öğretmek ve öğrenmek bizlerin vazifesi.

    İşte birkaç Müslüman Bilim Adamı ve alanları;

    Biruni [973-1051]

    Galilei ‘den 600 yıl önce dünyanın döndüğünü söylemiştir.

    »»

    Endülüs’te yetişen ünlü bir tıp âlimi ‘Ebû Mervan İbn Zühr’

    11 Eylül 2009 tarihinde yayınlanmış, 861 kez okunmuş, yorum bulunmuyor.

    Endülüs'te yetişen ünlü bir tıp âlimi 'Ebû Mervan İbn Zühr'Islâm dünyasında İbn Zühr (1091-1161), Batı’da ise, Avenzoar ismiyle bilinen Abdülmelik bin Ebi’l-Âlâ Zühr (künyesi Ebû Mervan), Endülüs’te yetişen ünlü bir tıp âlimidir. İbn Zühr, İslâm’ın altın çağının en büyük hekimlerinden ve klinikçilerinden biridir, hattâ bazı tarihçiler tarafından bunların en büyüğü kabul edilir. Batı’da ‘father of the experimental medicine’ (tecrübî tıbbın babası, kurucusu) olarak tanınmaktadır. İbn Zühr, çağının diğer Müslüman âlimlerinin aksine, sadece tıp sahasında eser vermiş, bunlar Lâtince ve İbraniceye çevrilmiş ve 18. yüzyıla kadar Doğu ve Batı’da revaçta kalmıştır. »»

    Faydalanamadığımız Soba: Güneş – Bedirhan ALTUNAY

    11 Eylül 2009 tarihinde yayınlanmış, 483 kez okunmuş, yorum bulunmuyor.

    GüneşGüneş her yıl yaklaşık 1,17×1031 kJ (kilojoule) enerji yayar. Bunun sadece 2 trilyonda biri (54,4×1020 kJ) 150 milyon kilometre uzaktaki Dünya’ya ulaşır. Kısa dalga boylu radyasyon şeklinde gelen bu enerjinin % 30′u atmosfer ve yerkabuğundan uzaya geri yansır, kalan kısım ise, soğrularak ısıya dönüşür. Bu enerjinin yarısı hidrolojik çevrimin (suyun daha fazla buharlaşması ve yağış şeklinde dönmesi) gerçekleşmesinde rol oynar. Meselâ, yeryüzündeki 1 gram suyun sıcaklığını 1°C yükseltmek için 4,2 joule (1 cal) enerji gerekir. Kompleks yerküre sisteminde canlıların hayatını sürdürebilmesi, her yıl 496.000 km3 suyun bu şekilde devr-i dâim etmesine bağlı olup, bu ancak, hayatı Yaratan Kudreti Sonsuz’un bir icraatı olabilir. Soğrulan ısının geri kalan kısmı, meteorolojik hâdiselerin oluşması ve yerküre ortalama sıcaklığının 15 °C’de tutulması için kullanılır. Buharlaşan suyun atmosferin daha soğuk olan belli yüksekliklerinde yoğunlaşmasıyla açığa çıkan büyük enerji bazen fırtına veya kasırga gibi hâdiselerin zuhuruna sebep olmaktadır.

    Güneşten yeryüzüne ulaşan enerjinin sadece % 0,15′i bitkiler ve algler tarafından fotosentez için enerji kaynağı olarak kullanılır. Fotosentetik canlılarda kimyevî enerji formunda depolanan enerji, canlıların tükettiği gıdalardaki enerjinin kaynağıdır. Geçmişte yaşamış canlılar milyonlarca yıl süren fiziko-kimyevî süreçler sonunda fosilleşmiş ve güneş enerjisi fosil yakıtlar şeklinde (petrol, kömür, doğal gaz) depolanmıştır. »»

    Savunma Sisteminin Harika Proteinleri – Turan Leventoğlu

    30 Temmuz 2009 tarihinde yayınlanmış, 615 kez okunmuş, yorum bulunmuyor.

    ARIHücreyi, mükemmel organizasyona sahip bir devlete, müdâfaa sistemini de devletin güvenlik ve sivil savunma güçlerine benzetebiliriz. Vücudun yapıtaşı olan hücre, çeşitli tehdit unsurlarına (âni ısı değişikliği, susuzluk, asit-baz değişimi vb) karşı koruyucu sistemlerle donatılmıştır.

    1962′de, meyve sineği (Drosophila melanogaster) lârvalarının bazı hücrelerinde sıradışı genler ve bunlardan üretilen proteinler tespit edildi. Enteresan olan husus, hücre âni sıcaklık değişikliklerine mârûz kaldığında bu proteinlerin sentezlenmesiydi. Bundan dolayı bunlara ısı şok proteinleri (IŞP) adı verildi. Hücreler, 42 °C gibi öldürücü olmayan bir sıcaklığa mâruz kaldıktan sonra, 46 °C’lik öldürücü sıcaklıklara mâruz bırakıldığında, normal protein sentezini durdurarak süratle IŞP sentezlemeye başlamakta, yüksek ısı şokunun tahrip edici tesirlerinden korunmakta ve yaşamaya devam etmekteydi. »»

    

    Hz.Muhammed Hikaye Öyküler Hadis Ayet Ekle Sağlık Meâl Hikayeler Vecize Ekle Makale Şair Söz Albüm Teknoloji Fıkra İzle Aşk Yazar

    Hangisi diğerlerinden daha küçük bir sayıdır?

    A) 1
    B) 2
    C) 3
    D) 0
    E) 4

    Kendi Çektiğiniz Fotoğraflarınızı Paylaşın!

    Sezgiler'de şu an 41 ziyaretçi Oku-yor, Anla-yor, Yaşa-yor...
    Bugün (15 Mart 2010 Pazartesi) toplam 157 farklı kişi ziyarete gelmiş.

    Article Tarih Kur'an-ı Kerim Şiirler Bilimsel Haberler Video Seyret Film Deney Öyküsü Stres Fotoğraflar Makale Düşündüren Manzara Vecizeler



    Sezgiler.Com © 2006 - 2009 & Rengarenk Grup İrtibat E-posta: rengarenk@sezgiler.com Alt ve Üst Yapı Bilgisi                  
    web siteleri